Amasra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Amasra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ağustos 2020 Pazar

07.08.2020:- MOTORCYCLE Tour in the Northern Turkey & BLACK SEA / MOTOSİKLETLE Kuzey Türkiye & KARADENİZ Gezisi

MOTORCYCLE Tour in the Northern Turkey & BLACK SEA / MOTOSİKLETLE Kuzey Türkiye & KARADENİZ Gezisi Day.1 : 07.08.2020 İstanbul >>>>> Cide (Gideros) (520km)
Because of the restrictions against international tours due to the pandemic disease I decided to plan my motorcycle tour for the Northern region of Turkey including some Blacksea towns. Departing from home around 09:30 I took the motorway in the direction of Ankara, capital city of Turkey. Instead of using the Bolu tunnel, I took the exit at Kaynasli and made a good ride via Bolu mountain. The weather was nice and the road conditions were beautiful. The temperature was approx. 29-30 degC. I stopped at the Filiz Restaurant on the east of  Bolu and made a lunch break. 

After the lunch, I continued on riding on D100 road and took the direction to Bartin-Amasra just at the lake of Yenicaga. The road took me to Mengen, Devrek, Caycuma, Bartın up to Amasra. Amasra was very crowded because of the week end visitors. The small town was foll of cars and people. Orginally, I was planning to stay in Amasra for the night. As soon as I asked for some prices in the hotels in the town I decided not to stay in this town. Room + breakfast for one person was offered as 50.-Euro which is obviously to much for Amasra. 

 I continued on riding to Kurucasile (town located on the East approx. 45 km). I searched through the town but I couldn 't find any pension or hotel to overnight. I decided to go further to the East in the direction of Cide. After 15 kms I came to the small and picturesque bay called "Gideros". I rode down  one hundred meter and found out that there is a small camping area. I came in and decided to set up my tent for the first night. Tent place is 30.-TL which is 3.50 Euro. There is also a fish restaurant where someone can eat local fish of the season. 


After having set up my tent I went to swim. It is only 20 meter from my tent and the sea water was a little bit cold. The facility is acceptable but not so clean and neat. The guy who is the owner of the camping area is fine and assistive. 



I took some pictures and then I sat at the restaurant in order to have my dinner. Fish, salad and beer was OK. 

After spending some time at the restaurant I went to my tent (20 meters only) and prepared my sleeping bag etc. Because of the children playing around I used my ear plus as well.

17 Ağustos 2015 Pazartesi

Motosikletle KARADENİZ Kıyısı :- İstanbul....Artvin


2.Gün/Day 2: 02.08.2015  Pazar / Sunday
MOTOSİKLETLE KARADENİZ Gezisi / By MOTORCYCLE to the BLACK SEA
Amasra (Bartın) >>Sahil Yolundan>>Sinop   (330 km)

Uyandık ve kaldığımız Kirazlar Tatil Köyü ‘nün havuz başında ortalama bir kahvaltı yaptık.
Bugün tamamen Karadeniz sahil yolunun virajlı ve canlı yollarının tadını çıkaracağız. Hava sıcak ve biraz da nemli. Karadeniz için normal hava koşulları. Tabii bazı zamanlarda bunu yağmurun tamamlaması da gerekiyor. Kahvaltı sonrası motorlarımızı hazırladık ve bugün 2 grup halinde süreceğiz. Uğur Ertekin ‘in liderliğindeki 2. Gruptayım. Ben, Işıl, Egemen, Serdar ve Efe birlikteyiz. Işıl ve Egemen‘in motoru hariç hepimizin 1200 cc mertebelerinde motor kapasitesi var.

Sol yanımızda Karadeniz olarak yeşillikler içinde ine çıka ve virajların tadına vara vara sürüş yapıyoruz. Bu arada eğitim amaçlı bu gezinin gözlemli sürüşleri tamamlandıkça yol kenarında uygun yerlerde durup mütalaasını yapıyoruz. Çeşitli çeşme başları, köy kahveleri duraklama ve dinlenme yerlerimiz.

Durak yerlerimizden biri Kurucaşile. Ahşap tekne imalatıyla bilinen bu şirin köy tam deniz kıyısında. Akan derenin döküldüğü yere yakın, tam köprünün yanı başında bir kahveye oturduk. Az şekerli bir kahve söyleyesim geldi; hevesim kursağımda kaldı.Türk kahvesi olmuyormuş. Eleştirilecek bir durum. Ekonomik olduğundan insanlar çay içiyor başka bir şey içmiyor anlaşılan.

Bundan sonra hem eğitim mütalaası hem de dinlenme amaçlı olarak Cide ‘ye bağlı, Giderus Koyu ‘nda durduk. Cide ‘ye daha 6-7 km var gibi. Bir iki kıyı lokantası var burada. Salaş yerler, ama samimi ve dost insanlar işletiyorlar.Ana yoldan yaklaşık 600-700 metre denize doğru inen bir yolu var. Koyun denize bağlanan ağzı pek görünmüyor. Göl gibi bir görüntüsü var. Nefis bir manzara.

Giderus Koyu

Giderus 'daki yaşlı adam


Yaşlı amca fotoğraf çektirmeye çok meraklıydı.
Karnımız ufak ufak acıktı. Aslında öğle yemeğini İnebolu ‘ya planladık. Bu nedenle çayla
birlikte ekmek arasına hafif bir sandviç yaptırıp yarım yarım paylaşıyoruz. Konuşmamız bitince  gözlemli sürüş yapılarak bir sonraki durak noktasına hareket edeceğiz. Bu defa Uğur Ertekin beni izliyor. Ben öndeyim ve Uğur Hoca adeta artçısı Asiye Piliçer ‘le birlikte benim gölgem gibi. Tabii izleniyor olmanın heyecanı ve tedirginliği de benim üzerimde.

Benimle ilgili yorumları almak ve sürüşün kritiğini yapmak üzere yaklaşık 30-35 km ötede bir köy içinde durduk. Çayların eşliğinde Uğur Hoca ‘nın hakkımda yaptığı yorumları ve dile getirdiği olumlu görüşleri beni cesaretlendirdi. Bir kamyonetin sollanması sırasında “sistem” gereği yapmam gereken Pozisyon-Hız-Vites sıralamasını hatalı yapmış olmam ve kamyoneti pozisyondan önce hızlanarak geçmeye çalışmam nedeniyle eleştirildim.
Unutmamak gerek !!!

Bundan sonraki sürüşte arkamda Egemen ve Işıl olmak üzere yola devam ediyorduk ki
bir yerlerde hemen arkamda Egemen ‘in aniden durduğunu gördüm. Ben de 10-15 metre ilerisinde durdum. Kolunu arı sokmuş. İğnesini çıkardık. Acısını dindirmek için arı zehirinin panzehiri olarak Egemen ‘e vücudunun doğal olarak ürettiği amonyağı kullanmasını tavsiye ettim. Şaşırdı ama uyguladı. Rahatlamış olduğunu sonra dile getirdi.

Bu şekilde İnebolu ‘ya vardık. İnebolu ‘da deniz kenarında bir sahil lokantasında mola verdik. Karadeniz ‘in dalgaları hemen önümüzdeki kumlu sahili dövüyordu. Hava sıcak ve nemliydi. Buraya özgün özel bir köfte varmış. Salatayla onu sipariş ettim. Tüm grup bir aradaydık. Önceki grup yemeğini yemiş dinlenmekteydi. Hep birlikte sohbet eşliğinde yaptığımız yolu değerlendirdik.

ART Riding Academy grubu İnebolu 'da.
Bu arada eğitmenimiz Haluk Hızlan ‘ın İnebolu ‘da doktorluk yapan arkadaşı da bizimle oldu. Daha evden çıkarken başlayan sağ gözümdeki kanlanmayı gidermek için İnebolu ‘dan, eczaneden bir damla almak üzere bizimkilerden biraz önce hareket ettim. Durumu bizimkilere bildirdim ve onlarla İnebolu ‘nun yaklaşık 2 km çıkışında benzin istasyonunda buluşma noktasında bekleyeceğimi söyledim.

İlk önce İnebolu ‘dan göz damlası aldım ve sonrasında da  benzin istasyonuna gittim.
Benzinimi doldurdum ve bizimkilerin gelişini bekledim. Benzin istasyonunda yeni bir bilgilendirme yapıldı. Uğur Ertekin, beni ve Efe ‘yi ön gruba ekledi ve bu gruba kendisi
liderlik yaptı.

Çatalzeytin, Türkeli ve Ayancık devamıyla bahçelerin ve nefis manzaranın içinden Sinop ‘a doğru yol aldık. Ayancık 'da mola verdiğimiz son benzincide (Özdemirler Petrol Ofisi) artık hava kararmaya başlamıştı. Bir de Karadeniz ‘in yağmuru kendini gösterdi. Sinop ‘a kalan yaklaşık 60 km ‘mizi yağmurlu ve karanlık bir havada yaptık.

Sinop ‘a çok yaklaştığımızda, düzgün yolların başladığı bir noktada tüm ekip buluştuk ve kalacağımız otele Uğur Hoca ‘nın liderliğinde ulaştık. Güzel bir duştan sonra Sinop ‘un merkezine taksiyle gittik. Sinop ‘a en son 1988-89 ‘da gitmiştim. Sinop ‘un çok değiştiğini ve hatta eski sükûnetinin ve yapısal görüntüsünün artık kalmadığını itiraf etmeliyim.

Söylenenlere göre imar planlarında çok büyük değişiklikler yapılarak binalar yüksek ve sıkışık bir düzende yapılmış. Sokaklar yeterli değil.


Daha sonra taksiyle otelimize döndük ve uyku.

16 Ağustos 2015 Pazar

Motosikletle KARADENİZ Kıyısı :- İstanbul....Artvin

01  ila 09 Ağustos  2015 arasında planlanan bir Karadeniz Turu 'na katılmaktan dolayı çok mutluyum. Bu defa yalnız değilim. Art Riding Academy tarafından düzenlenen bir grupta yer alacağım. Sevgili Asiye Piliçer, Eğitmenlerimiz Uğur Ertekin ve Haluk Hızlan 'ın gözetiminde ve mihmandarlığında yaklaşık 9 günde turumuzu tamamlayacağız.

1.Gün / Day 1 : 01.08.2015 Cumartesi / Saturday
İstanbul >>>>Amasra (Bartın)   474 km
Motosiklet : R 1200 GS - 2015  

İstanbul ‘da sıcak bir gün başlıyor. Bir gün önceden motoruma yönelik tüm hazırlıklarımı yapmıştım. Çantalar hazırlanmış ve yerlerine konulmuştu. Motorun teknik kontrollerini de dün akşamdan tamamlamıştım. Sabah 07:00 gibi uyanıp biraz kahvaltıdan sonra giyinip motorumun başına gittim. 10 gün önce satın aldığım BMW 1200 GS (2015 Model)
motosikletimi uzunca bir gezide deneme fırsatım olacak. Geçen sene diğer motorla (Yamaha 1200 Super Tenere) 12,500 km yapmış ve sıkıntı yaşamaksızın eve dönmüştüm.
Bakalım bu defa nasıl bir seyahat olacak?


ART Riding Academy ‘nin diğer katılımcılarıyla ve eğitmenlerimizle buluşma yeri, TEM Otoyolu üzerinde, Pendik civarında yer alan OPET Mehmetçik Benzin İstasyonu.
08:30 ‘da “teker döner” diye belirlenen çıkış saatine uygun olarak evden çıktım.

Gayet uygun bir saatte vardım. Benzin aldım ve lastik havalarını tekrar bir kontrol ettim.
Sonra da diğer motorların olduğu açık park yerine motorumu park ettim. Diğer arkadaşların birçoğu buradaydı. Hatta geziye katılmayacak olan birkaç dost da bizi yolcu etmek üzere buraya gelmişlerdi. 2011 senesinde yaptığımız GAP Turu ‘nda dost olduğumuz Medet Şir de bizi yolcu etmek üzere gelmişti.

Kahvaltı yapanlar oldu. Birkaç çay eşliğinde sohbet oldu. Mersin ‘den katılacakların dışında herkes burada toplandı. 10:30 gibi eğitmenimiz Uğur Ertekin bilgilendirme yaptı.Grup halinde sürüş yapacaktık. Hedefimiz otoyol üzerinde kalarak Bolu ‘nun Mengen ilçesine ulaşmak ve orada öğle yemeği yemekti.

11:00 ‘e doğru yola çıktık. Eğitmenlerimiz Uğur Ertekin ve Haluk Hızlan dâhil olmak üzere
toplam 9 motor ve iki artçıyla birlikte 11 kişiydik. Standart ve tekdüze bir otoban yolculuğu ve yol üzerinde yakıt takviyesi nedeniyle bir-iki duruştan sonra Mengen ‘e geldik. Mengen Mersin ‘den gelecek ekiple buluşma yeri aynı zamanda.

Şehir merkezine hiç uğramadık, girişinde yol üzerinde bir lokantada buluşma gerçekleşti.
Bu lokantanın et yemekleri ve lezzetleri güzeldi. Ahşaptan yapılmış dışarıdaki kamerya tarzı yemek yerlerinde oturduk ve muhabbet içinde öğle yemeğimizi yedik. Usulden sanırım, yemekle birlikte bal ve tereyağı da veriyorlar.

Burada bize dört motorla katılan Mersin ‘li dostlarla (Ali İhsan, Can, Çetin ve Aykut) birlikte
Toplam 13 motor ve 15 kişi olduk. İki ayrı sürüş grubuna ayrılarak Bartın üzerinden Amasra ‘ya doğru yola çıktık.

Görüş ve yollar güzel ancak hava sıcak ve gittikçe de nem yüzünden bunaltıcı oldu. Bartın ‘la Amasra arası yollar hem orman içinden hem de kavisli bir şekilde bizi hedefimiz ulaştırdı. Amasra ‘ya iniş virajlı ve dik. Karadeniz ‘in pusu buralarda çok belirgin. Manzara güzel ancak görüş derin değil.

Amasra ‘ya inerken yaklaşık 5-6 km kala, sağda, dağın üstünde “Kirazlar Tatil Yerleşkesi” nde kaldık. Gömü Köyü ‘nün sınırları içinde ve tepede yapılmış yeni bir tatil köyü havasında bir yer. Fakat motorla zorlayıcı bir girişi var. Dik ve zemin düzensiz. Zaten otel de henüz çok yeni açıldığı için bazı inşaat ve yapım faaliyetleri sürüyordu.


Tabii grup olarak ilk önce kaptırdık aşağıya, Amasra ‘ya kadar indik. Hafta Sonu olması nedeniyle insanlar hücum etmişler. Zaten dar olan yaşam alanı ve yollar iyice kalabalık.
Motorlarla limana kadar indik. Bizden önceki grup (Uğur Hoca liderliğinde olanlar) limanın oralarda bir yerlerde çay içmişler. Biz varınca hep birlikte kalacağımız yeri bulma gayretine düştük. Otelin yerini tam tespit edemediğimizden Uğur Hoca ‘nın önderliğinde ilk önce yaklaşık bir 20-25 dakikalık Amasra çevre turu yaptık. Sonunda daha önce önünden geçerek Amasra ‘ya indiğimiz Kiralar tatil Yerleşkesini el birliğiyle bulduk ve saat 18:30-19:00 civarı yerleştik. Hemen havuzda serinlemeye gittim. Havuz başında başlayan nişan
Hazırlıkları eşliğinde kısaca bir havuz sefası yaptım ve sonra akşama, Amasra ‘ya iniş için
toparlandım.
Kaldığımız otelden Gömü Köyü üzerine bakış
 Akşam çağırdığımız taksilere binerek Amasra ‘nın Merkezine indik. Taksilerden inip küçük bir yürüyüşle hemen denize bakan “Mustafa Amca ‘nın Balık Yeri” ne ulaştık. Rezervasyon yapılmamış olmasına rağmen alt katta kapalı kısımda bize hızlıca bir masa hazırladılar.
Sanıyorum adı Mete ‘ydi işletme müdürünün. Çok dostça ve yapıcı davrandı.

Balıklar enfesti. İlk önce adeta yusyuvarlak bir tabağa dizilmiş ve tabakla birlikte (şekil bozulmasın diye) kızartılmış mezgit tava yedik. Bu arada buralara has olan iskorpit tava yedik. Salatalar ve kalamarlar da nefisti hani.

Yemek sonrası ise hemen bu lokantanın bitişiğinde yer alan diğer bir lokantanın iskele platformu üzerinde kahve ve bira için oturduk. Ben küçük ve kısa bir yürüyüş yaptım ve Ceneviz köprüsünü, Küçük Limanı görme fırsatım oldu. Daha sonra katıldım.

Buradan kalkıp yine taksilerle yukarıda yaklaşık 5-6 km uzaktaki otelimize çıktık.
Amasra ‘daki taksiler toplam 6 kişi taşıyabilecek gibi station wagon tarzı. Duruma göre arkadaki iki kişilik koltuğu açıyorlar ve 6 kişi yolculuk edebilir.

Yarınki sürüş virajlı sahil yolundan. Uyku saati.